FORGOT YOUR DETAILS?

Bağımlılık

Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksiloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü Anabilim

Dalı(BATI) ve Bağımlı Olma Bilgili Ol Topluluğu(EGEBOBOT) Ortak Çalışması “Bağımlılıktan Kurtulmak Elinizde” : Soru

ve Cevaplar 8.1.1.

Bağımlılık nedir?

Bağımlılık bir maddenin (sigara, alkol, yasadışı madde vb.) ya da bir davranışın

(inte

rnet, kumar, ilişki, alışveriş vb.) ruhsal veya fiziksel sağlığı ya da her ikisini birden kötü yönde etkilemesine karşın kullanımının devam edilmesi durumudur. Kişinin kullandığı madde ya da gösterdiği davranış karşısında kontrolünü kaybetmesi, duygu, düşünce ve davranışlarının madde ya da etkinlik tarafından kontrol edilmesidir. Bağımlılık merak, özenti, ilgi çekme, problemlere çözüm arama gibi kişisel nedenlerle deneyerek başlar. Kullanılan madde ya da gerçekleştirilen davranış beyinde ödül sistemini aktive eder. Fakat bu aktivasyon yapay bir mutluluk yaratır. Madde bağımlılığıya da etkinlik gerçekleştirilmediği anda da kişinin ruhsal ve bedensel durumu kullanmaya başlamadığı dönemdekine göre daha kötü olur

Kişi Normal bir ruh haline ve bedensel rahatlığa ulaşabilmek için tekrar maddeyi kullanır ya da davranışı gerçekleştirir. Aldığı haz kişiye yetmemeye başlar ve daha fazla doyum sağlamak için maddenin miktarını ya da davranışın sıklığını arttırır. Kişi, “bir kereden bir şey olmaz” düşüncesiyle madde kullanmaya başlar ve zamanla kullanım, kontrol edilemez bir duruma dönüşür. Kişi, “ben istesem bırakırım” derken bağımlılık sürecinin içine girdiğinin farkında değildir. Bağımlılık, kişinin aile, okul, mesleki, sosyal ilişkilerinde, ekonomik durumunda bozulmalara yol açar. Ancak kişi bunlara rağmen bağımlılığını sonlandıramaz,

son

landırmak istese bile çabalarının boşa çıktığını ve en başa döndüğünü deneyimler. Çünkü bağımlılığın mekanizmasında tekrarlayan bir döngü vardır.

8.1.2.

Kimler bağımlı olur?

 

Bağımlılık sigara, alkol, yasadışı maddelerin yanı sıra internet, kumar, ilişki, alışveriş, yemek bağımlılığı ve cinsel bağımlılık gibi davranışsal bağımlılıkları da içeren geniş bir fenomendir. Bu nedenle de bağımlı olmayı yalnızca “maddenin etkisi” şeklinde sınırlandırmak doğru değildir. Kişinin maddeyi kullanma ya da davranışı gerçekleştirme sebepleri ve etkinliğe yüklediği anlam da önemlidir.

 

Kimi kişiler bağımlı olurken kimi kişilerin bağımlı olmadığı görülür. Bağımlılığa yatkınlık öncelikli olarak kişilik özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Bunun yanı sıra genetik faktörlerin de etkisi görülebilmektedir. Maddenin kullanıldığı sosyal çevre, kültür, maddeye ulaşabilme unsurları gibi çevresel faktörler de etkili olabilmektedir.

8.1.3.

Bağımlılıkla ilgili yasal süreçler nelerdir?

 

Sigara ve alkol her ne kadar yasadışı olmasalar da beli

rli durumlarda yasal problemlere

yol açabilmektedirler. Örneğin alkol kullanımından sonra bir kişiye, mala, çevreye zarar vermek, alkollü araç kullanmak ya da sigaranın yasak olduğu yerlerde kullanımı durumunda yasal problemler yaşanabilmektedir.

 

19

Esrar, eroin, kokain, extacy

(ekstazi) gibi yasadışı maddelerin üretimi, satışı, kişinin kullanması ya da üzerinde bulundurması durumunda kişi ceza alır. Kişinin cezasını toplum içinde geçirmeye dayalı olan

Denetimli Serbestlik Sistemi

kapsamında adli süreci başlar, kişi tedaviye yönlendirilir ve belli yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. Bu süreç içerisinde gereklilikleri yerine getirmezse hapis cezası alır.

 

Madde kullanımı, maddenin temin edilmesi hırsızlık, gasp vb. sonuçlara yol açabilmekte ya da maddeden ötürü saldırganlık, şiddet, kişiye ve çevreye zarar verme, suça yönelmeyi ve yasal problemleri beraberinde getirmektedir.

8.1.4.

Bağımlılıktan kurtulmak mümkün müdür? Profesyonel yardım almak gerekir

mi?

Bağımlılıktan kurtulmak pek çok insanın düşündüğü

 

gibi yalnızca irade ile çözülebilecek bir durum değildir. İrade, tedavi edebilen değil tedavi sürecine katkıda bulunan bir unsurdur. Kişinin tedavi olmayı istemesi, kendine olan inancı, güveni, iradesi ve motivasyonu tedavinin ilk adımının atılmasında öncelikli faktörlerdir. Bağımlılık bir beyin hastalığıdır ve bağımlı kişiler düzelebilir. Tedavisi, bağımlılığın özelliklerinden dolayı zorlu ve uzun bir süreci gerektirir. Tekrarlayan yapısından ötürü tedavi sonrası ömür boyu korunmayı gerektiren bir hastalıktır. Bu noktada, profesyonel yardım almak hem bağımlılığın tedavi edilmesinde, tedavi sonrası korunmada ve bağımlılığın yol açtığı fiziksel ve ruhsal problemlerin tedavisinde önemlidir.

 

Bağımlılık tedavisinde bağımlılığı en doğru şekilde anlamak ve profe

syonel destek

almak şarttır. Bazı kişiler profesyonel yardım almadan sigarayı ya da alkolü bırakabilmiştir. Fakat tekrarlayıcı özelliğinden dolayı 5 –

 

10 yıl sonra bile bir kez dendiklerinde tekrar en başa döndüklerini deneyimlemişlerdir.

Bu nedenledir ki

bağımlılık tedavisi, kişinin tedavi motivasyonu, sosyal çevresinin desteği ve profesyonel bir ekibin öncülüğünde gerçekleşen bütünsel bir tedaviyi

gerektirir.

 

BAĞIMLILIK NEDİR ?

Bağımlılık, kişinin zarar görmesine rağmen madde kullanımına devam etmesi, kullandığı maddeyi uzun süre bırakamaması, sürekli madde arayışı içinde olması, kullandığı maddeyi giderek arttırması ile karakterize edilen bir tablodur (Ögel, Taner ve Yılmazçetin, 2003).

 

Bağımlılık karar verme süreçlerine bağlı bir durumdur. Bireyin yaşamındaki ilişkiler, yaşam düzenlemeleri ve sağlığına ilişkin kararları ve seçimleriyle ilgilidir. Seçimler ve yaşam biçimi ise bireyin ailesinden başlayarak zamanla içinde bulunduğu çevrelerden etkilenme yaşantılarına dayanmaktadır.

Madde kullanımının sağlık, suç, yargı, sosyal refah, eğitim, güvenlik, ulaşım, ülke içinde ve ülkeler arası ticaret için bir dizi doğurguları vardır. Bu tür maddelerin kullanımı sadece gençlerin bireysel yaşamını olumsuz etkilemekle kalmaz, toplumu da etkiler. Cinayetlerin %60’ı, saldırıların %40’ı, tecavüzlerin %33’ü alkol kullanımı ile ilgilidir. Madde kullanımının fizyolojik etkileri algılamada, gerçeklik değerlendirmede sorun yaratmaktadır. Çünkü merkezi sinir sistemini ve diğer organları etkiler (Korkut, 2007).

BAĞIMLILIK YAPICI MADDE İSE,

Beyin işlevlerini ve tüm bedensel yapıları etkileyerek, zamanla organ sistemlerinde kalıcı değişikliklere yol açan, ruhsal ve davranışsal sorunlar oluşturan, yaşam için gerekli olmayan doğal ya da yapay sahte iyi oluş hali ortaya çıkaran maddelerdir.

AMATEM’e göre, yasal olan ya da olmayan, uyarıcı ya da uyuşturucu niteliği olan, bağımlılık yapan maddelerin tümüne “uyuşturucu madde” denilmektedir.

“Madde Kullanımı/Bağımlılığı” dendiğinde uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle birlikte tütün ve alkol ürünleri de kapsanmaktadır. Tütün ürünleri ve alkolün ortalama düzeyde kullanımı bile ciddi kişisel ve sosyal sonuçlara yol açabilir.

BAĞIMLI BİREY;

ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KAYBEDER

 

İnsan var oluşundan itibaren hep özgürlüğünü kazanma uğruna mücadeleler vermiştir, hala da vermektedir.Özgürlük, herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumudur. Dolayısıyla, herhangi bir maddeye bağımlı olan insanın özgür olamaz.

 

KENDİNE OLAN GÜVENİ ZAYIFLAR

 

Maddenin neler yaptığını bağımlı olan kişi çok iyi bildiği için, maddenin yoksunluk anında örneğin kas sistemlerini kontrol edemeyeceği için tuvaletini tutamaz, tuvaletini tutamayan bir insanın kendine güvenmesinden de söz edilemez. Ya da madde bulabilmek için istemediği şeyleri yapmak zorunda kalır; kendi kararlarıyla değil, başkalarının yönlendirmeleriyle yaşayan kişinin de kendine güveninden söz etmek olanaksızdır.

 

KENDİNİ KONTROL ALTINDA TUTAMAZ

 

Maddeye karşı gösterilecek irade kullanmak ya da kullanmamakla ilgilidir. Kullandıktan sonra merkezi sinir sistemi bozulduğu için insanın sağlıklı hareketlerde bulunması zaten beklenemez. Maddenin etkisindeyken kendisi dahil, etrafına zararlı bir insan haline gelebilir.

 

İDEALLERİNİ KAYBEDER

 

İnsan; “ HAYATTAN NE BEKLİYORSUN?” sorusuna birden fazla cevaplar verir. Eğer veremiyorsa sorun var demektir, bu sorunların en önemlisi de bağımlılıktır. Bağımlı olan kişiler bu soruya genel olarak; "HİÇ" cevabını vermektedirler. Bu cevap da ideallerin kalmadığını göstermektedir.

 

İNSANİ İLKELERİ YOK OLMAYA BAŞLAR

 

Bağımlı kişi, maddenin etkisinde bir yaşam sürdürmeye başladığı ve maddenin denetiminde hareket ettiği için, yaşamla ilgili sorumluluklarını yerine getiremez.

Maddeyi kullanmak başlı başına bir suçtur, ayrıca madde beraberinde de diğer suçları getirmektedir.

 

Bağımlı kişi: Maddeyi alabilmek için, önce mevcut parasını bitirir. Parasını bitiren kişi yakınlarını kandırmaya başlar, yani yakınındaki insanları soyar, günü kurtarma adına hırsızlık yapmaya başlar, parasını maddeye yatırır. Fuhuş yaparak, bu yolla kazanılan parayı maddeye harcar. Ayrıca insanlar bağımlı yapılarak, madde karşılığında zorla fuhşa zorlanırlar, ve en önemlisi; Narkotik Atasözü: "HER İÇİCİ POTANSİYEL BİR SATICI ADAYIDIR!" Bu ne demek? Her içici para bulma uğruna etrafındaki insanı maddeyle tanıştırır. Maddeyle yeni tanışan bu insanın başka bir yerden satın alma imkânı yoktur. Böylece uyuşturucu satıcıları için yeni bir para kaynağı oluşturulmuş olur.

Bağımlılık yapıcı maddelerden korunma

Önleme çalışmalarında bireyi madde kullanımına başlamadan bilinçlendirmek öncelikli hedeftir. Birincil önleme çalışmaları olarak tanımlanan bu yaklaşımda eğitim yolu ile, madde kullanımının engellenmesine çalışılmaktadır.

En iyi korunma yolu HİÇ BAŞLAMAMAKTIR…

Bir şekilde başlanmışsa;

KURTULMAK MÜMKÜNDÜR !

Madde kullanımı ve bağımlılığı bir sağlık sorunu olmakla birlikte tedavisi mümkün bir hastalıktır. Kişi ilgili hastanede tedavisini olup sağlıklı bir birey olarak kendi yaşam alanına geri dönebilir. Bunun için mutlaka tıbbi yardım ve uzman desteği gerekmektedir. Tedavi tamamlandıktan sonraki süreç oldukça hassastır. Kişi kendisini madde kullanımına iten ortamlardan ve arkadaş çevresinden uzaklaşmalı, yaşamında anlamlı ve önemli olan kişiler, etkinlikler ve yaşantılarla iç içe olmalıdır. Aksi takdirde tekrar madde kullanım ihtimali oldukça yüksektir.

HUKUKİ BOYUT

Madde bağımlılığı içerisine girmiş insanlar bu bataktan çıkmak için bir fırsat yaratmakta çoğu zaman zorlanırlar. Bunun en büyük nedeni ise genellikle nereye ve nasıl başvurabileceklerini bilmemeleridir. Herhangi bir sağlık kuruluşuna tedavi amaçlı başvurmaya ya da yetkililerden yardım istemeye, kanunla ters düşüp cezalandırılma korkusuyla çekinmektedirler. Oysa ki Türk Ceza Kanunu’nda bu konuyla ilgili olarak Etkin Pişmanlık başlığı altında gerekli düzenlemeler mevcuttur.

 

MADDE 192.

(1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

 

(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.

 

(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.

 

(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz.

 

Görüldüğü gibi, TCK`nın 192. maddesi özellikle madde kullanıp da bırakmak isteyen bağımlılara önemli bir adli kolaylık getirmektir.

MADDE KULLANIMI VE BAĞIMLILIĞINA HAYIR BAŞLIKLI SPOT CÜMLELER

  • Bağımlılık yapan maddeler çözüm değil çözümsüzlük üretir...
  • Sağlıklı bir toplum mutlu bir gelecek için madde bağımlılığına hayır....
  • Güvenli bir madde, güvenli bir kullanım şekli yoktur....
  • Madde bağımlılığından en etkin korunma ve kurtulma yöntemi hiç başlamamaktır....
  • Bilgilenmek, birbirimize destek olmak ve yardımlaşmak madde bağımlılığından korunmanın en iyi yollarındandır....
  • Madde kullandığınızda mutluluklarınız hayali ve geçici, kullanmadığınızda gerçek ve kalıcıdır....
  • Sevgi, cesaret, ümit, mutluluk, dostluk içinizde, bağımlılık yapıcı maddelerde aramayın....
  • Madde bağımlılığına giden merdivenin ilk basamağı sigara ve alkoldür....
  • Bir Kez Madde Kullanmak, Bağımlılık İçin Yeterlidir. Bağımlı Olmamak Kişinin Elindedir....
  • Madde kullanarak gerçek hayatta çözülebilmiş hiçbir sorun yoktur. Sorunlar Madde Kullanımına Bahane Olmamalıdır....
  • Madde Bağımlılığına Hayır, Yaşama Evet...
  • Gerçek güç, madde kullanmak değil, maddeye hayır diyebilmektir....

 

ANNE ve BABALAR İÇİN

Genç bir nüfus yapısına sahip olan ülkemizde sigara, alkol ve uyuşturucu maddeleri Madde ile tanışma ve madde kullanım yaşının giderek düştüğü ve 12-17 yaş arası gençlerin risk altında olduğu yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Bu bakımdan gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunması ve onlara sağlıklı yaşama bilincinin kazandırılmasında en büyük görev eğitim kurumlarına düşmekte, bu bağlamda okul, öğretmen, aile ve toplumun işbirliği daha da önem taşımaktadır.

 

Yaşamının temellerini oluşturma sürecinde gençler,

  • Güvenli ve mutlu bir yaşam için gerekli davranışları bilmeli,
  • Bütüncül sağlıkları için gerekli önlemleri alabilmeli,
  • Bir sorunla karşılaştıklarında çözüm üretebilmelidir.

Anne ve Babalar;

Uyuşturucu madde kullanan çocuğu ne kadar erken fark eder, ona yardımcı olunsanız bağımlılıktan kurtulma şansı o kadar artar.

Erken teşhis için çocuğunuzda şu ölçütlere dikkat ediniz:

Bitkinlik, dalgınlık, halsizlik

Sinirlilik, saldırganlık, baş dönmesi

Gözbebeklerinde büyüme ve sulanma

Gözlerde kızarıklık, donuk bakışlar

Burun akıntısı, kanama ve kızarıklık

Kusma, iştahsızlık, aşırı kilo kaybı, yüz renginin solması

Ağızda kuruma, vücutta kaşıntılar

Canlılık, enerji artışı, uzun süre uyumama

Sebepsiz gülmeler, ağlamalar

Sık sık tuvalet ihtiyacı

Şiddetli ağrı ve kramplar

Duygusal çöküntü ve mutsuzluk

Aşırı para harcama

Suç işleme eğilimi ve saldırganlık

Arkadaş çevresinin değişmesi

Aile içi ilişkilerin zayıflaması

Yalnız kalmayı tercih etmesi

Derslere olan ilgisinin azalması

Kendisinin veya evdeki değerli eşyaların nedensiz kaybolması

Bunların bazılarını çocuğunuzda gözlemlediyseniz,

 

HEMEN ENDİŞELENMEYİN!

Çocuğunuz ya da bir yakınınız uyuşturucu/uyarıcı madde kullanıyor olabilir.

Ancak, özellikle dikkat etmeniz gereken konular şunlardır:

Paniğe kapılmadan durumu gözlemleyin

Uzman bir hekimin bilgisine başvurun, yönlendirmeleri doğrultusunda hareket edin

Çocuğunuzun arkadaş çevresini inceleyip, sorunun kaynağını belirlemeye çalışın

Çocuğunuza kesinlikle kötü davranmayın, onu suçlamayın, sabırla dinleyin

Çocuğunuza daha fazla zaman ayırın ve sevginizi ona gösterin

Aile bağlarını gözden geçirip, sorunları giderip güçlendirmeye çalışın, eğer boşanmış çiftlerseniz çocuğunuza destek olmak için bir araya gelin

Sosyal ve sportif etkinliklere katılımını teşvik edin

Arkadaş seçiminde titiz davranması konusunda yol gösterici olun

Söylediklerini ciddiye alın, kastettiği şeyi anladığınızdan emin olun

Uyuşturucu Madde kullanan Gençler Üzerinde Yapılan Araştırma Sonuçlarına Göre

Madde Kullanma Nedeni Olarak;

Merak

Arkadaş çevresi

Fiziksel ve psikolojik sorunlar

Sevgisizlik ve ilgisizlik, parçalanmış aileler

Büyüklerine özenti

Ailede veya yakın çevrede özdeşleşeceği kimsenin olmaması gibi etkenler sayılabilir.

Ayrıca;

Uyuşturucu kullanan gençlerin ailelerindeki benzer bazı özellikler dikkate değerdir;

1-Parçalanmış boşanmış aileler

2-Anne ve babadan birinin kaybı

3- Aile içinde madde bağımlısı bireylerin bulunması

4- Aile içi iletişim eksikliği

5- Baskıcı ve ilgisiz aile ortamı

6- Aile içinde gencin model alabileceği birey/bireylerin bulunmaması

 

BAĞIMLILIKTA GENCE NASIL YAKLAŞMALI?

  • Önyargılarınızdan sıyrılın
  • Kişi maddenin etkisindeyse konuşma girişiminde bulunmayın
  • Konuşmaya hazır ve sakin olduğunuzda konuyu açın
  • Etiketlemeler kullanmayın

Kendinizi onun yerine koyun, düşünce ve duygularını anlamaya çalışın

  • Öğüt vermeyin

 

AİLEYE ÖNERİLER:

1-“Benim çocuğum asla yapmaz” demeyin.

2- Çocuğunuzun okulunu, okula giriş çıkış saatlerini, okulla ev arasındaki sürenin ne kadar olduğunu bilin ve takibini iyi yapın.

3- Özel eşyalarını özellikle cep telefonunu karıştırmayın, ancak cep telefonu ile kiminle konuştuğundan ve mesajlaştığından emin olun.

4-Çocuklarınızın kullandığı kelimelere dikkat edin. Örnek : chat, nick name, dalga dümen vs.

5-Çocuklarınıza her zaman sarılın ve sevginizi gösterebilen bir ebeveyn olun.

6- Evde bilgisayar ve internet kullanımının kurallarını en baştan koyun ve bu konuda kararlı olun. Kuralların uygulanması kuralların iyi anlatılması ile doğru orantılıdır.

7- Çocuğunuzun alkol kullanımı konusunda hoşgörülü olmayın. Hoşgörülü olmak demek madde kullanımı kapısını aralamak demektir.

8-Bağımlı bir çocuk sahibi olmamak için önce kendi bağımlılıklarınızın farkına varın ve onları ortadan kaldırmak için elinizden geleni yapın. Örnek : sigarayı bırakın.

9-Aile ortamınızda bir boşanma söz konusu ise böyle bir durumda sadece eşinizden boşanın, anne ve babalıktan boşanmayın.

10-Çocuklarınızı koşulsuz sevgiyle sevdiğinizi hissettirin. Unutmayın ki yarının geleceği olan çocuklarımız geleceğimizin teminatıdır ve bizim çocuklarımızdır.

Bağımlılık nedir?

 

Bağımlılık zarar verici sonuçlar doğurmasına karşın, zorlantılı bir şekilde madde arama ve kullanma ile karakterize süreğen ve tekrarlayıcı bir beyin hastalığıdır. Bu hastalığa zarar verici davranışlar da eşlik etmektedir. Bağımlılık, hem beyni hem de davranışları etkileyen bir hastalıktır. Ancak bu hastalığın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu unutmamak gerekir. Bu hastalığın gelişmesi ve ilerlemesinde birçok biyolojik ve çevresel etmenler rol oynamaktadır. Ancak bağımlılık bir sürecin sonunda gelişen bir olgudur. Bağımlılık gelişene kadar kişi bazı evrelerden geçer. Önce denemek amaçlı kullanım, daha sonra sosyal kullanım ve bu aşamadan sonra kötüye kullanım ve bağımlılık ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle alkol ve madde kullanımının erken tanınması ile birçok olumsuz sonucun gelişmesi önlenebilir. Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından hazırlanmış olan tanı sınıflamasında (DSMIV) bağımlılık tanısı şu ölçütlere dayanarak konmaktadır: Bağımlılık 12 aylık bir dönem içinde aşağıda sıralanan belirtilerden üç veya daha fazlasının bulunması ile tanımlanmır.

 

Tolerans gelişmesi: Maddenin etkisinin ortaya çıkabilmesi için kullanılan madde miktarının artırılması ihtiyacıdır. Madde kullanımına ilk başlandığı zaman kullanılan miktar bir süre sonra aynı etkiyi ortaya çıkarmamaktadır. Örneğin ortalama günde 20 tane sigara kullanan bir bağımlı, siagara kullanmaya ilk başladığından bundan çok daha az sayıda sigara içmektedir. Opiyat (eroin) ve uyarıcıları (kokain) yoğun bir biçimde kullananlarda önemli ölçüde tolerans gelişebilir.

 

Yoksunluk belirtileri: Uzun süre yoğun bir biçimde kullanılan maddenin, kullanımı kesildiğinde veya azaltıldığında, kanda ve dokulardaki madde düzeyi düşmeye başladığında, ortaya çıkan fizyolojik ve bilişsel belirtiler ve bunlara eşlik eden uyumu bozan davranışsal değişikliklerdir. Bu hoş olmayan yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması ile kişi tekrar madde kullanarak bu belirtilerden kaçmayı veya hafifletmeyi sağlamaya çalışır. Kullanılan maddenin cinsine göre ortaya çıkan yoksunluk belirtileri farklılık gösterir. Alkol gibi bazı maddelerin vücuttan çekilmesi sırasında ortaya çıkan bu yoksunluk belirtileri yaşamı tehdit eder nitelikte olabilir.

 

Tasarlandığından daha uzun süre ve yüksek miktarlarda alınması: Kişinin madde kullanımını kontrol etme çabaları başarısızlıkla sonuçlanır. Kullanım miktar ve süresi kontrol dışı bir hal alır.

 

Sık ve başarısız bırakma girişimleri: Madde kullanımını kontrol etmek için girişilen bir diğer çaba bırakma girişimleridir. Bağımlılık düzeyine gelmeden önceki kontrollü kullanım dönemine dönme umudu ile bırakma girişimleri olur, ancak bu girişimler başarısızlıkla sonuçlanır.

 

Maddeyi sağlamak, kullanmak ya da bırakmak için büyük zaman harcama: Tüm yaşam maddenin etkisinin yeniden tesis edilmesi ve bunun son kez olmasına karar verme çabası üzerine kurulu bir hal alır.

 

Madde kullanımı nedeni ile sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azalması ya da tamamen bırakılması: Madde kullanımını sürdürmek ve madde kullanan arkadaşları ile daha çok zaman geçirmek için ailesi ile ilgili etkinliklerden ve özel zevklerinden uzak durur. İşine karşı ilgisi, işe odaklanması bozulur ve çalışma hayatında sorunlar yaşanmasına neden olur. tüm yaşam madde temini ve kullanımı etrafında döndüğü için kişinin kendisini sosyal, kişisel ve mesleki etkinliklerden kaçınma ve giderek daha büyük oranlarda kayıp yaşanmasına yol açar.

 

Zarar görmesine rağmen madde kullanımını sürdürme: Madde kullanımı giderek diğer tüm önemli etkinliklerinin yerini alır. Bunun sonucunda psikolojik, fiziksel ya da sosyal sorunlara yol açtığını bildiği halde madde kullanımı sürdürülür.

 

Alkol ve madde bağımlılığı tanısı kişiden alınan öykü, yoksunluk belirtilerinin gözlenmesi, idrar ve kan testleri ve saç testi ile konmaktadır. Bağımlılık tedavisi olan, düzelebilen bir hastalıktır. Maddesiz yaşamın yeniden inşa edilmesi ile birlikte, madde kullanımı sonucu oluşan kayıpların giderilmesi mümkün olmaktadır.

 

Doç. Dr. Defne Tamar Gürol

 

Bu yazı Batem'nden Bağımlılık nedir sayfasından alınmıştır.

 

Diğer önemli başlıklar :

 

* Bağımlılık

 

* Bağımlılık nedir?

 

* Bağımlılık riskini artıran çevresel etmenler nelerdir?

 

* Bağımlılığı etkileyen diğer etmenler nelerdir?

 

* Bağımlılığı etkileyen risk ve koruyucu etmenler nelerdir?

 

* Ergenlik döneminde risk neden artmaktadır?

 

* Ne kadar zamanda bağımlı olunur?

 

* Başarılı bir bağımlılık tedavisinin prensipleri nelerdir?

 

* İlaç olarak kullanılan bağımlılık yapan maddeler

 

* Bağımlılık tedavi merkezi

TOP Call Now Button